Mordoğan RES Projesi’nin Kapasite Artışına ” Dur ” Denildi..

Rollei Digital Camera

 

MORDOĞAN RES PROJESİ’NİN KAPASİTE ARTIŞINA “DUR” DEDİLDİ.

İZMİR ili KARABURUN ilçesi sınırları içerisinde AYEN ENERJİ A.Ş. tarafından yapılması planlanan MORDOĞAN RÜZGAR ENERJİ SANTRALİ KAPASİTE ARTIŞI 10,5 MWm/0 MWe (5 ADET X 2,1 MWm/ 0 MWe) projesi ile ilgili Çevresel Etki Değerlendirme süreci başlamış ve Çevresel Etki Değerlendirmesi Başvuru Dosyası halkın görüşüne açılmıştır.Söz konusu projeye ilişkin, halkı proje hakkında bilgilendirmek, görüş ve önerilerini almak amacıyla ÇED Yönetmeliğinin 9. maddesi gereğince 26/06/2014 tarihinde Saat: 14.00’de Eski Mordoğan Mahallesi Kahvesi’nde Halkın Katılım Toplantısı halkın protestosu nedeniyle gerçekleşmedi.

Toplantı tutanağı, “26/06/2014 tarihinde Saat: 14.00’de Eski Mordoğan Mahallesi Kahvesi’nde Halkın Katılımı toplantısını yapmak üzere İlgili kurum ve kuruluş temsilcileri hazır bulunmuş olup, halk proje ilgili bilgilendirme yapılmamasını istemiştir” denilerek imza altına alındı. Toplantı katılımcılarının itirazıyla “ RES’lerin bölgeye ağır zararı nedeniyle toplantı protesto edilmiş ve yapılmamıştır”denilerektoplantı tutanağına şerh düşüldü.

Protestoya; Mordoğan Merkez ve EğlenhocaMuhtarları, Karaburun Belediye Meclis Üyeleri, Karaburun Kent Konseyi, Yarımadada bulunan STK’lar ve halk destek verdi.

Karaburun Kent Konseyi Genel Sekreteri Çiğdem Akçura tarafından yapılan basın açıklamasında;

Tüm engelleme çabalarına rağmen,  Karaburun Yarımadası halkı olarak, bir yandan sürmekte olan Yarımada’nın Özel Çevre Koruma Alanı ilan edilmesi sürecinin inatçı takipçileri olmaya çalışırken, diğer yandan Yerel dinamiklerle birlikte, doymak bilmez kazanç hırsıyla Yarımada’nın doğal ve sosyo-kültürel zenginliklerini talan ve tahrip eden yatırımlara karşı duruyoruz.

Bu konuda son olarak Ayen Enerji A. Ş. Mordoğan’da kurulu ve çalışır durumdaki 15 adet Rüzgâr Enerji Santrali ünitesine 5 adet türbin daha ilave etmek amacıyla, kapasite artırımı için ÇED süreci başlattı.

ÇED Başvuru dosyasında belirtildiğine göre kurulması öngörülen yeni türbinlerden biri olan T20, Mordoğan Merkez Mahallesi’ne 640 m ve en yakın yerleşime 150 m mesafededir. Lodos Karaburun Elektrik Üretim AŞ firmasının Yaylaköy bölgesindeki, doğa değerlerini, insan yaşamını ve yerelin tepkilerini hiçe sayan uygulamalarının bir benzerinin burada da yaşanmasına izin vermeme kararlılığındayız.

Bizler ülkemizin enerji ihtiyacının farkındayız. Yenilenebilir, temiz enerji kaynağı olarak rüzgârdan yararlanılmasını da destekliyoruz. Ancak, barındırdığı zengin flora ve faunanın, tükenmekte olan türleri de içermesi, Yarımada’nın hassas doğal dengesinin korunmasını zorunlu hale getiriyor. Bir başka deyişle kurulmuş ve inşası sürenler dışında artık tek bir türbinin daha kurulmasının bölge için çok büyük risk taşıyacağı bir gerçek.

Tabiat Varlıklarını Koruma Genel Müdürlüğü; “…ekosistem ile biyolojik çeşitliliğin korunmasını ekonomik kalkınma ve kültürel değerlerin devamlılığıyla ve gelecek nesillere aktarılabilmesi açısından mutlaka Özel Çevre Koruma Alanı olarak ilan edilmesi gereken ulusal ve uluslararası açıdan önemli bir yarımada…” olarak tanımladığı Karaburun Yarımadası’nın, tüm karasal alanı ile çok önemli bir deniz alanının ÖÇKA (Özel Çevre Koruma Alanı) ilan edilmesi için İzmir “Karaburun Yarımadası” Öneri Özel Çevre Koruma Bölgesi İnceleme ve İlan Gerekçe Raporu’nu Ağustos 2013’te hazırladı.

Sayın Bakan İdris Güllüce’yi, kendi kurumunca hazırlanan bu raporun arkasında durmaya ve bu raporun Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı tarafından da onaylanarak Bakanlar Kurulu’na sunulmasında ısrarcı olmaya davet ediyoruz.

Yarımada halkı, kalkınmanın, doğal varlıkların ve kültürel yapının korunarak sağlanması konusunda ortak görüşe sahip.

Üstelik Yarımada, 20-30 yıllık ekonomik ömrü olan tahripkar yatırımlara feda edilmeden,  doğal değerleriyle birebir örtüşen çok önemli bir kırsal kalkınma potansiyeline de sahip.

Yarımada’da yaşayanlar olarak, bizden sonra gelecek kuşakların emaneti olan Yarımada’yı, onlara doğal değerleri korunmuş,  biyolojik çeşitliliği ve sosyo-kültürel yaşamı bozulmadan kalkınmış bir örnek olarak bırakmak istiyoruz.

Çok geç olmadan, Doğu Akdeniz havzasının en bozulmamış bölgesi olarak nitelenen Karaburun Yarımadası’na ve gelecek kuşaklara karşı sorumluluk hisseden herkesi, Yarımada’nın haklı mücadelesine omuz vermeye çağırıyoruz” denildi.

                                            

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.