Korunan Alanlarımıza Dokunmayın!..

GELECEĞİMİZİN GÜVENCESİ OLAN KORUNAN ALANLARIMIZA DOKUNMAYIN!
Tüm ülke olarak aklımız korona virüsü salgınındayken iktidar boş durmadı, “Korunan Alan Yönetmeliği” ni değiştirerek korunan alanları madencilere, turizmcilere, barajlara açtı. 16 Mart 2020 günlü ve 31070 sayılı Resmi Gazetede yer alan “Korunan Alanların Tespit, Tescil ve Onayına İlişkin Usul ve Esaslara Dair Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik yayımlandı. Söz konusu yönetmelik milli park, tabiat parkı, tabiat anıtı, tabiatı koruma alanı ve sulak alanların tescil, onay ve ilanı ile tabiat varlığı, doğal sit alanı ve özel çevre koruma bölgelerinin tespit, tescil, onay, değişiklik ve ilanına dair usul ve esasları belirlemeye ilişkindir.


16 Mart 2020 gününde yayımlanan Yönetmelik değişikliği ile doğal sit alanı kategorilerinden olan “Nitelikli Doğal Koruma Alanları”nın ve “Sürdürülebilir Koruma ve Kullanım Alanları”nın ve Anıt Ağaçların ayırt edici özellikleri ve tanımları değiştirildi. “Nitelikli Doğal Koruma Alanları”nda yapılabilecek faaliyetler, Yönetmelik değişikliği öncesinde, örtü altı tarım uygulamaları hariç tarım, kültür balıkçılığı hariç balıkçılık faaliyetleri ve alanın doğal yapısı ile uyumlu çadırlı kamp alanı, bungalov ve günübirlik faaliyetler şeklinde tanımlanmışken Yönetmelik değişikliği ile bu faaliyetlere, tıbbi ve aromatik bitki uygulamaları, hayvancılık, balıkçı barınağı, iskele, doğal kaynak suyu kullanımına yönelik uygulamalar, içme suyu amaçlı baraj ve göletler, kültür balıkçılığı hariç balıkçılık faaliyetleri doğal göl ve denizler hariç kültür balıkçılığı faaliyetleri, zorunlu teknik altyapı uygulamaları eklendi.
Yapılan diğer bir değişiklikle birlikte de “Sürdürülebilir Koruma ve Kullanım Alanları” nda “entegre tesisler” ve “maden işletmesi” yapılabilecek! Maden lobisinin gözü doymuyor bir türlü.
Doğal sit alanlarında tanımlanan bu yeni faaliyetlerin bir kısmı, Bakanlığın 2017 ve 2019’da yayımladığı 99, 105 ve 109 sayılı İlke kararları ile uygulamaya sokulmaya çalışılmıştı. Ekoloji Kolektifi bu ilke kararına dava açmıştı. Birinci davada yürütmeyi durdurma alınmış olup davalar sürmektedir. Yapılan bu değişikler ile zaten işgal altında olan ormanlarımızın yanı sıra “korunan alanlarımız” da madencilerin, sanayicilerin, baraj yatırımcılarının talanına açılmış oldu. Korunması gereken endemik türlerimiz, biyoçeşitliliğimiz, yaban hayatımız yok olma tehdidi ile karşı karşıya.
Milli parklar, tabiat parkları, tabiat anıtları, tabiatı koruma alanları ve sulak alanlar, doğal sit alanları ve özel çevre koruma bölgeleri bizim hazinelerimizdir, mutlak korunması gerekir. Korona virüsünden ders almayan iktidar, kullanılması değil korunması gereken bu önemli alanları daha fazla talana açarak yeni salgınlara davetiye mi çıkarıyor?
İktidarı söz konusu yönetmeliği bir an önce iptal etmeye çağırıyoruz!
Ekoloji Birliği olarak yönetmeliğin iptali için yasal haklarımızı kullanacağımızı duyuruyor, kamuoyunu da desteğe davet ediyoruz.
KORUNAN ALANLAR HAZİNEMİZDİR! KORUNAN ALANLARIMIZA DOKUNMA!
EKOLOJİ BİRLİĞİ

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.