BUCA ESKİ CEZA EVİ ARAZİSİ TAMAMEN YEŞİL ALAN OLSUN

 

 

 

 

 

Buca Eski Cezaevi arazisinin yapılaşmaya açılmaması adına il ve ilçe kent konseyleri ile birlikte hazırlanan afiş, güzel İzmir’imizin dörbir yanında bilbordlarda yer aldı.

İzmir’in ve Buca ‘nın nefes alması adına “Buca Eski Cezaevi arazisi tümüyle yeşil alan olsun” diyoruz.

@izmirkentkonseyi

@bucakentkonseyi

@kentkarabaglar

@karsiyakakentkonseyi

@konakkentkonseyi

@cigli_kentkonseyi

@bayraklikentkonseyi

@torbalikent

@gaziemirkentkonseyi

@kentkonseyiodemis

@mendereskentkonseyi

@aliagakentkonseyi

@urlakentkonseyi

@selkentkonseyi

@kentkonseyiguzelbahce

@karaburunkentkonseyi

@menemenkentkonseyi

#MenemenKentKonseyi

#FoçaKentKonseyi

#İzmirKentKonseyi

#KatilinBirlikteYönetelim

KARABURUN NERGİS İNİN KOKUSU TÜRKİYEYİ SARACAK

Karaburun Belediye Başkanı Sayın İlkay Girgin ERDOĞAN, Nergis kokusu Türkiye’yi saracak diyerek Karaburun Nergis Festivalinin müjdesini verdi.
21-22 Ocak’ta “Nergisin başkenti” Karaburun’da, 5. Karaburun Nergis Festivali’nde buluşalım.
Stant başvuruları; 6 Ocak 2023 tarihinden itibaren alınacaktır.
Festivalin ayrıntılı programını önümüzdeki günlerde paylaşacağımız festivalimizde stant kurmak isteyen hemşehrilerimizin, 23.12.2022 tarihinden önce ikametgahlarının Karaburun’da olması ve nergis standı açacak vatandaşlarımızın Karaburun Ziraat Odası’ndan çiftçi belgesine sahip olmaları gerekmektedir. İstenen özelliklere sahip, stant açmak isteyen hemşehrilerimizin başvurularını en geç 18.01.2023 tarihine kadar gerçekleştirmeleri gerekmektedir.
21-22 Ocak tarihlerinde, Karaburun’da gerçekleşecek olan Nergis Festivali’ne hepinizi bekliyoruz.

KARABURUN KENT KONSEYİ YÜRÜTME KURULU TOPLANTISI

KKK YÜRÜTME KURULU olarak 2023 Yılının ilk toplantısını Karaburun Belediyesi tarafından aralık ayında KKK kullanımına tahsis edilen yeni ofisimizde yaptık.
Toplantının başlangıcında Karaburun Kent Konseyi nin unutulmaz başkanı Başkanı ve Ülkemizdeki Türkiye Ekoloji Hareketinin simge ismi İpar BUĞRA bir kez daha özlemle anıldı.
Fiziken yanımızda olmasa da yeni ofisimizde baş köşede İpar Buğra hep yanımızda destekçimiz olacak.
Toplantımızda daha önce belirlenen gündem doğrultusunda, yeni dönemde yapılması hedeflenen çalışmalar ile ilgili kararlar alındı.
Lodos Karaburun Elektrik Üretim A.Ş. tarafından Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı na yaptığı kapasite arttırım talebi ile ilgili olarak İzmir Çevre Şehircilik İl Müdürlüğü tarafından 03.01.2023 tarihinde duyurumu yapılan, 17.01.2023 tarihinde Yaylaköy Köy Odası ve Çevresinde saat 14:30 da “ÇED sürecinde Halkın Bilgilendirilmesi ve sürece Katılım Toplantısı” ile ilgili olarak yapılacak çalışmalar değerlendirildi.
Çalışmalarımız ile ilgili bilgiler kısa zamanda Karaburunlular ile paylaşılacaktır.

KARABURUN YARIMADASI TALAN ALTINDA

 

 

 

 

 

 

KARABURUN YARIM ADASI TALAN ALTINDA
YARIMADAMIZDA RES – GES – MADEN OCAKLARI – BALIK ÇİFTLİKLERİ YAŞAM ALANLARIMIZI GASP EDEREK, GÜZELİM COĞRAFYAMIZI YAŞANILMAZ HALE GETİRİYOR

ÇAĞRI

KARABURUN’U – YAŞAMI KORUMAK İSTEYEN, SÖZÜ OLAN HERKESİ KARABURUN KENT KONSEYİ ÇALIŞMA MECLİSLERİNDE GÖREV ALMAYA ÇAĞIRIYORUZ.
KARABURUN’A İYİ BAK
KARABURUN YARIMADASI HEPİMİZİN

OYUNLARINI BOZALIM 17 OCAK 2023 ÖNEMLİ

 

 

 

 

 

DOYMADILAR LODOS KARABURUN ENERJİ ELETRİK ÜRETİM ŞİRKETİ ÜÇÜNCÜ DEFA KAPASİTE ARTTIRIMINA GİDİYOR.
17 OCAK 2023 TARİHİNDE CED TOPLANTISI YAPILACAK
TOPLANTININ ZAMANI VE YERİ BİLDİRİLMİYOR
DUYARLI OLALIM ! 17 OCAK 2023 TE ORADA OLALIM
KARABURUN’A İYİ BAK SAHİP ÇIK

TEPKİ ÇEKEN PROJE HALKA SORULACAK
Karaburunluların yıllardır hukuki mücadele verdiği Lodos Karaburun Elektrik Şirketi nin rüzgar enerji santralinin kapasitesini genişletme talebi 17 Ocak’ta düzenlenecek ÇED toplantısında halka sorulacak.
Metehan UD/EGEDE SONSÖZ
Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’ndan 2013 yılında aldığı izinle 2013 yılında İzmir’in Karaburun ilçesinde faaliyetlerine başlayan Lodos Karaburun Rüzgar Enerji Santrali’nin kapasitesinin arttırılması için harekete geçildi.
Alto Holding bünyesinde yer alan Lodos Karaburun Elektrik Üretim Şirketi, Bakanlığa başvurarak ilçenin Yaylaköy, Küçükbahçe, Bozköy, Parlak, tepeboz, Saip bölgesinde yer alan Rüzgar Enerji Santrallerinin kapasitesini 268 MWm den 455.16 MWm ye türbin sayısını ise 87 den 128 e çıkarılması hedefliyor.
TOPLANTI TARİHİ BELLİ OLDU
Şirketin Genişleme talebi 17 Ocak 2023 tarihinde düzenlenecek CED toplantısında Karaburunlulara söylenecek. Toplantının yeri ve saati ilerleyen günlerde netleşecek.

İLK SIRAYA YERLEŞECEK
4 Milyar 350 Milyon TL bütçe ayıran şirket Bakanlıktan onay alırsa, yıllık elektrik üretimini 940 milyondan 1 milyar 596 milyona çıkaracak. Proje hayata geçerse Türkiyenin en büyük Rüzgar Enerji Santrali olacak. Hali hazırda 288 MW gücündeki Soma Rüzgar Enerji Santrali ilk sırada yer alıyor.

ENDEMİK TÜRLERİN YAŞAM ALANI
Türbinlerin dikileceği noktalar yüzbin ölçekli çevre düzenleme planında tarım, orman ve mera alanında yer alıyor. RES sahası aynı zamanda 15 adet endemik 4 adet nadir ve CITES (Nesli tehlike altındaki türlerin ticaretine ilişkin sözleşme ) kapsamında 5 adet bitki türü de yer alıyor. Yarımada florasında 76 tür tıbbi, 38 tür arıcılık, 30 tür gıda, 39 tür ticari, 34 tür peyzaj ve 19 tür yem değerine sahip ve ekonomik değeri olan bitki türü yer alıyor.

ÜÇÜNCÜ KAPASİTE ARTIŞ TALEBİ
14 mw Gücündeki ilk 7 rüzgar türbini devreye alınarak üretime başlayan santral ilk kapasite artışı ile türbin sayısını 50’ye toplam kurulu güç 120 MW ye ikinci kapasite artışı ile ise türbin sayısını 87’ye kurulu gücünü 268 MW’ye çıkarılmıştı. Karaburunlular yaşam alanlarının sınırlarına kadar gelen projenin iptal edilmesi için pek çok kez eylem yapmış, halkın katılımı toplantılarını protesto etmiş ve bakanlığın kararını mahkemeye taşımıştı. Bölge halkının açmış olduğu dava sonucunda yerel mahkeme projenin ‘ÇED Olumlu’ kararını iptal etmiş ancak Danıştay 6’ncı dairesi yerel mahkemenin kararını bozmuştu. Vatandaşlar son olarak RES projesini Anayasa Mahkemesi’ne taşımıştı.
Son olarak Lodos Karaburun Elektrik tarafından dikilmek istenen ruhsat sahasına dikilmek istenen 7 adet güneş enerji santralinin halkın katılımı toplantısı bölge halkı ve yerel yönetim tarafından tepkiyle karşılanmış ÇED Tanıtım Toplantısına izin verilmemişti.
YÜZDE 89’U RESLERE TAHSİSLİ
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ın imzasıyla 2018 yılında Özel Çevre Koruma Bölgesi ilan edilen 484 kilometrekare yüzölçümlü Karaburun Yarımadası’nın 430 kilometrekarelik kısmı yani yaklaşık yüzde 89’luk bölümü RES projelerine tahsis edilmiş durumda. Bu bölgenin 251 kilometrekarelik kısmı ise Lodos Karaburun Elektrik Üretim Şirketine tahsisli.
LODOS ENERJİ KİME AİT
1970’li yıllarda kurulan Alto Holding 1990 lı yılların başında Köhler elektrik Sayaçları’nı kurdu ve üretimine başladı. 1996 yılında faaliyet alanını genişleten şirket, Alman ortaklarıyla Tekirdağ Çorlu’da 30 bin metrekarelik alana kurulu Altoteks Tekstil Giyim Boya Apre Sanayi adlı firmayı hayata geçirdi. Ardından Altoteks Kumaş Pazarlama, Altotel Elektrik Elektronik Sanayi gibi şirketleri devreye alan firma 2004 te ise elektrik üretiminde önemli bir adım attı ve Lodos Elektrik Üretim firmasını satın aldı. Şirketin sahipleri arasında Mehmet Uçar, Tahsin Uçar ve Şükrü Uçar yer alıyor. Alman şirketleri ve Alman finans kuruluşlarıyla da bağı bulunan Lodos Şirketinin birçok alanda yatırımı bulunuyor.

CENNETİN YERYÜZÜNDEKİ YANSIMASI KARABURUN

CENNETİN YERYÜZÜNDEKİ YANSIMASI KARABURUN

Belediye Başkanı İlkay Girgin Erdoğan böyle diyor Karaburun için…





Recai ŞEYHOĞLU 28.12.2022 YENİGÜN

Ben bu cenneti 90’lı yılların başında keşfettim. Adnan-Gündüz çiftiyle birlikte ailece dolu dolu 12 gün yaşamıştık burada. Denizine, balığına ve domatesine bayılmıştık.
Sonraki yıllarda da arkadaş ziyareti, kütüphanecilik çalışmaları için Serdar Yasa’ya uğradığım günler de olmadı değil…
Simavna Kadısı Şeyh Bedrettin’in dava arkadaşlarından Börklüce Mustafa’nın (Dede Sultan) Karaburun Yarımadası’na yerleştiği ve buradayken 1414-1416 yılları arasında Türkmen köylülerle/Rum denizciler ve Yahudi tüccarlarla birlikte yüksek vergilere ve yapılan zulme isyan ettiği için haksızlıklara uğradığını yıllar öncesinden biliyordum. Börklüce; ortak mülkiyetçi/ortaklaşmacı görüşleri olan bir dava adamıydı. “Erzak, giyim eşyaları, davar, arazi ve bütün toprak mahsülleri umumun müşterek hakkıdır.” düşüncesinden hareketle birinin/birilerinin servet toplayıp biriktirmesi, diğerlerinin ise kuru ekmeğe muhtaç kalmasının doğru olmadığını düşünüyor ve bu düşünceyi yaygınlaştırmaya çalışıyordu.
Daha açık bir dille söyleyecek olursak Şeyh Bedrettin, Börklüce Mustafa ve Torlak Kemal, Anadolu toprağının ütopik komünistleriydi.
Nazım Hikmet’in ‘Şeyh Bedrettin Destanı’nı okuyanlar bilir bunu.
Karaburunlular da eminim Börklüce deyince akıllarına direniş ve özgürlük mücadelesini getiriyordur.
Zaten ağustos ayının son haftasında da ‘Börklüce Şiir Günleri’nde yâdediyorlar Dede Sultan’ı…
Bu coğrafyada festivaller/şenlikler/kutlamalar ve yarışmalar hiç bitmiyor zaten…
Nergis Festivali, Gece Levrek Avı Yarışması, Karabaş Otu Festivali, Hıdrellez Şenlikleri, Denizle Buluşma Şenlikleri, Kırkım Şenliği, Kabotaj Bayramı Yarışmaları, Yarımada Gençlik Festivali, Üzüm Şenliği, Mandalina Şenliği, Hurma Zeytin Festivali gibi…
Kaldığımız 12 gün boyunca Zıngata, Sarımsak Dığanı, Çalkama, Masır, Öküz Köftesi gibi Karaburun mutfağının klasikleriyle karşılaşmadık ama uskumru, rakı ve tadı damağımdan çıkmayan domatesiyle mesai arkadaşlığımız(!) hep sürdürdük. Karaburun deyince herkesin aklına hemen ‘nergis’ gelir. Çünkü burası nergisin başkenti.
Nergisin dışında bir başka Karaburun gerçeği de ANASON!
En iyi anason, Karaburun anasonuymuş meğerse. Erdal Subaşı’dan öğrendim bunu.
Hurma zeytini de bölgenin bir başka önemli gelir kaynağı.
Önceleri çok kaliteli razakı üzümler yetişirmiş buralarda fakat 80’li yılların başında bağcılık bitmiş gibi…
İlginç bir özelliği de şu; burada hiç Suriyeli sığınmacı yok.
Başka bir Karaburun bilgisi de, önceki yıllarda evlerin dış kapılarının hiç kilitlenmiyor oluşu. Bugün de dünden farklı değil! Karaburun emniyetine hiç iş düşmüyor olmalı…

Oksijenin yoğunluğu, havanın temizliği de burada yaşayanlar için büyük bir şans…
Karaburunlular, genellikle iki çocukluymuş. Aile planlaması konusundaki bilgileri de değerli Subaşı’dan öğrendim.
Yaz ve kış mevsimlerinde ne kadar gazete satıldığı, Karaburun’daki okuma yazma oranının ne olduğu konusunu merak ediyorsanız adresiniz gazete bayiliği yapan emekli öğretmen Recep Üstel olacak.
Karaburunlular okuyor ve okutuyorlar. Okumaya olan ilgileri sekteye uğramamış hiç.
29 Ekim 2020’de açılan zeytinyağı fabrikasının tüm üretim süreçlerinde kadınlar başrolde. Bu özelliğiyle Karaburun bu konuda bir İLK’e imza atmış. İlk aşamada günlük 30 ton işleme kapasitesi ile devreye alına tesis, isteğe göre kapasitesini iki katına çıkarabilecek şekilde planlanmış.
Zeytinyağları, belediye bünyesindeki seramik atölyesinde tasarlanan özel şişelerde ‘Mimasbel’ markasıyla satılmakta.

 

Karaburun denilince akla getirilmesi gereken bir başka ‘özne’ de keçi… İlçeye girişte heykeli bile var! Kıl keçisi yetiştiriciliğinde önemli bir İzmir ilçesi. Keçi peyniri mandırası, 2021’de üretim kapasitesini artırmış bile… Günlük 4 ton süt işleme kapasitesine sahip…
Kara keçiler, Karaburunlular için bir zenginlik…
Buca Köşklerin Efendisi Karaburun’u benim gözümde ulu yapan, arkasındaki heybetli dağlar! Böylesi coğrafyalara bayılıyorum ben. Kendinizi Everest’in / Himalayaların eteklerinde duyumsuyorsunuz.
Tam da yaşamak istediğim türden bir coğrafya… İlçenin tek dağ köyü ‘Yayla’. Temmuz sıcaklarında ayran içmeye gidilir doğrusu. Kıl keçilerinin köyü… Saip, geçmişte Rumlarla Müslümanların bir arada yaşadıkları tarihi köy.
Ünlü operacı Yunus Kırılmış, bestelerini burada yapıyor. Emekliliğini burada geçiriyor benim sevgili arkadaşım.
Yolunuz bu yarımadaya düşecek olursa hiç üşenmeyin, Mordoğan’daki Müesser Aktaş Etnoğrafya ve Tarih Evi’ni ziyaret edin. Eğlenhoca’dan hurma zeytini alın, İnecik’ten incir alıp bedeninizi mutlu edin, Kösedere’de açlığınızı giderin. Çünkü bu mahallenin mutfağı çok zengin…
Ambarseki, Tepeboz, Hasseki, Sarpıncık, Parlak, Salman, Küçükbahçe’de de karşınıza çok ilginç tablolar çıkacağını unutmayın. Taş evler, çok eski mezar taşları, tarihi yel değirmenleri ve Sarpıncık’ın Deniz Feneri etkileyecektir sizi.

Tertemiz denizi ve enginarıyla Egelilerin yakından bildiği Karaburun’u bugüne değin görmediyseniz kayıptasınız.
Ben, Erdal Karademir bahanesiyle buraya geliş gidişlerimde birazcık olsun öğrendim. Persler, Makedonlar, Romalılar, Bizanslılar, Selçuklular ve Osmanlılar bir zamanlar burada ömür sürmüşler. Buraya yerleşmiş   olmalarının                                                                                           bir sebebi olmalı…
Deniz mi, balık mı, domates mi, enginar mı, bildiğim yok…Heybetli dağların eteklerinde mutlu bir yaşam sürdürdüklerine adım gibi eminim.
Kışını bilmem ama yaz mevsimi için Karaburun bulunmaz bir tatil beldesi…
Gittiğinizde Nergis Kafe’de çayınızı yudumlamayı unutmayın sakın. Karikatürlü Evi de görün mutlaka…

BUCA CEZAEVİ ARAZİSİ TÜMÜYLE YEŞİL ALAN OLSUN-BUCA NEFES ALSIN

Özet

 

 

 

 

 

Buca Cezaevi Arazisi Tümüyle Yeşil Alan Olsun
İzmir Kent Konseyi bu kampanyayı başlattı
Buca Cezaevi yıkıldı, arazisi ise ortalama 11 futbol sahası büyüklüğünde. Bu arazinin tümüyle yeşil alan olması için imza kampanyamıza destek verebilirsiniz.
Dünya Sağlık Örgütü sağlıklı bir şehirde Aktif Yeşil Alan miktarının 9 metrekareden yüksek olması gerektiğini açıklamıştır. Buca’da kişi başına yaklaşık sadece 1 metrekare yeşil alan düşüyor. Bu ise olması gereken en düşük miktarın bile neredeyse onda biri.
Buca Cezaevi arazisi tümüyle yeşil alan olsun!
İzmir, Buca, Karabağlar, Karşıyaka, Konak, Bayraklı, Çiğli, Torbalı, Gaziemir, Ödemiş, Menderes, Aliağa, Urla, Narlıdere, Dikili, Selçuk, Güzelbahçe, Foça, Karaburun ve Menemen Kent Konseyleri; bileşenleri ile birlikte Buca’nın nefes alması için çalışıyor.
#BucaNefesAlsın #izmirkentkonseyi  #karaburunkentkonseyi #change.org

Link:bit.ly/3Vu1DFO

GES LER İÇİN YAYLAKÖY DE 30.000 ZEYTİN AĞACI SÖKÜLECEK

Özet

Hile hurda ile 30 bin zeytin ağacını sökecekler!
EPDK’nin, GES projesi ÇED raporu henüz onaylamadan Yaylaköy’deki köylülerin arazilerini Lodos Enerji Şirketi ne kiraladığı ortaya çıktı. Proje onaylanırsa 30 bin zeytin ağacı sökülecek
Evrensel Gazetesi – Özer AKDEMİR
Karaburun Yarımadası her geçen gün sayıları artan rüzgar enerji santrali (RES) projelerinin yanı sıra şimdi de güneş enerji santrali (GES) ile adeta bir enerji çöplüğü haline getiriliyor. Son örnek de Yaylaköy’den geldi. Enerji Piyasası Düzenleme Kurumunun (EPDK), GES projesi ÇED raporu henüz onaylanmadan Yaylaköy’deki köylülerin arazilerini Lodos enerji şirketine kiraladığı ortaya çıktı. Köylüler, şirketin GES projesine onay verilirse 15 yıllık meyve veren 30 bin zeytin ağacının söküeceğinisöylüyorlar. İddiaları sormak için Lodos şirketinin internet üzerinden ulaştığımız telefonunu açan olmadı.
ŞİRKET ZEYTİNLERİ SÖKÜP GES KURMAK İSTİYOR
2007 yılında Hazineden 10 yılda bir yenilenmek üzere 150 yıllığına kiraladığı 473 dönüm araziye zeytin diken Yayla köy’lü Mustafa Şenbahar arazisi elinden alınmak istenen köylülerden birisi. Kiraladığı araziye 15 bin zeytin fidanı diken Şenbahar, RES direkleri ile adeta köylerini kuşatan Lodos enerji şirketinin şimdi de zeytinliklerini ellerinden almak istediğini dile getiriyor. Lodos şirketinin kendisinin ve komşusunun zeytinliğini alarak GES kurmak istediğini belirten Şenbahar, arazinin zeytinlik olması nedeniyle şirketin şu ana kadar bu isteğine ulaşamadığını söyledi.
ORMAN GENEL MÜDÜRLÜĞÜ ŞİRKETE OLUMSUZ YANIT VERDİ
Şenbahar, “Benim ve komşumun 902 dönümlük arazide toplam 30 binin üzerinde zeytinimiz var. Kendi ellerimizle diktik zeytinleri ve 15 yaşında genç ağaçlar olarak meyve vermeye başladı. Haliyle arazi zeytinlik olduğu için Zeytin Yasası’na göre bir işlem yapamıyor şirket. Zaten şirketin irtifak hakkı başvurusuna Orman Genel Müdürlüğü olumsuz yanıt verdi” dedi. Şenbahar’ın gönderdiği 19.07.2022 tarihli belgede Orman Genel Müdürlüğü Lodos şirketinin Yayla köy’de yapmak istediği GES projesi için irtifak hakkı talebine, “Müracaat alanları içerisinde geçmiş yıllarda yapılmış Hazineden tahsisli özel ağaçlandırma sahaları bulunduğu” gerekçesiyle olumsuz görüş bildirdiği görülüyor.
AYNI SAHAYA İKİ FARKLI RAPOR
Öte yandan İzmir İl Tarım Müdürlüğü 30 binin üzerinde genç zeytin ağacının bulunduğu arazi için 28.03.2022 tarihinde verdiği raporda, şirketin istediği arazide 6-7 yaş aralığında zeytin fidanları dikili olduğunu, bazı zeytinlerin ortalama 12-15 yaş aralığında ve yeni verimde olduğunu belirtmiş. İl Tarım Müdürlüğü elemanları bu zeytinlerin “Bakımsız, kimi fidanların kurumuş” olduğunu ileri sürmüş. Aynı sahada Karaburun İlçe Tarım Müdürlüğü ekiplerinin yaptığı 13.10.2022 tarihli incelemede ise Şenbahar’ın zeytinliğinde 14-15 yaş arasında zeytinler olduğu, bu fidanların düzenli bir şekilde dikilip, bakımlarının yapıldığı, kuruyan fidanların yerine yenilerinin dikilerek üretime devam ettiği, zeytin ağaçlarının gençlik dönemini atlatarak verime geçtiğine dair rapor verilmiş.

BAKANLIK ŞİRKETİN İŞİNE GELEN RAPORU DİKKATE ALDI
İki kurumun birbirine tamamen zıt bu iki raporundan şirketin işine geleni göz önünde bulunduran Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı (ÇŞİB) meyve veren 30 bin zeytin ağacının bulunduğu araziyi “kuru marjinal tarım arazisi” olarak niteleyerek şirkete arazinin GES için tarım dışı kullanılabileceğine dair izin verdi. Son olarak 01.12.2022 tarihli EPDK kararında da söz konusu araziler                                                                                        üzerinde RES üretim tesisi kurulması                                                                                  için Lodos Enerji AŞ şirketine irtifak                        hakkı tesis edildi                                                                                                                  RES DİYE BAŞVURUP GES’EİRTİFAK ALMAK İSTİYORLAR

Oysa şirket arazide RES değil GES projesi yapmak istiyor. Ancak GES projesi için şu ana kadar ÇED olumlu belgesi alabilmiş değil. Lodos şirketinin henüz GES için ÇED olumlu belgesi almadığını belirten Mustafa Şenbahar, şirketin burada kurnazlık yaparak ilave RES direkleri için aldığı izni GES için kullanmak istediğini ileri sürdü. Şenbahar şunları söyledi, “Bölge zaten özel çevre koruma alanı (ÖÇKA) içinde. Ayrıca benim arazide bakımlı, verimli zeytinlerin olduğuna, bütün evrakların, ödemelerin tam olduğuna dair dilekçelerim var. İlçe tarımın raporunu, bakanlıktan aldığım hibe desteklerini, mazot desteklerinin belgelerinin hepsini koydum, Çevre Bakanlığına gönderdim. Bakanlık muhtemelen bu nedenle ÇED’e olumlu görüş veremiyor. Şirket ÇED’i alamayınca bu sefer 2018’de ilave 50 +37 direklik RES projesi aldıkları lisansı öne sürerek 2000 dönümlük sahayı maliyeden RES için istedi. Bu sahtekarlığın daniskasıdır! 2018 yılındaki lisansa dair haklarını zaten kullandılar, 37 tribünü diktiler. Şimdi, RES diye isteyip GES’e irtifak almak istiyorlar.”

“FİL BÜROKRATLARIN AYAKLARI ALTINDA KÖPEK ENİĞİ GİBİ EZİLİYORUZ!”
ARAZİSİ üzerinde 15 bin zeytin ağacı olduğunu ve meyve vermeye başladığını dile getiren Şenbahar, “Şimdi bu arazideki 15 bin zeytin ağacımı ve yanımda komşuma ait arazideki 15 bin zeytin olmak üzere toplam 30 bin zeytini komple sökmek istiyorlar. Şimdi bu söylediklerimi aynen yaz benim adıma; ben emekli bir adamım. Köylü olarak buraya 15 yıldır emek verdik. Zeytin diktik ama fil bürokratların ayakları altında köpek eniği gibi eziliyoruz” dedi.

EPDK ŞİRKETE RES İÇİN İRTİFAK HAKKI VERDİ
Yıllardır Karaburun Yarımadası’nda yaşayan yurttaşların itirazlarına ve mücadelesine rağmen hız kesmeden devam eden RES projelerine, son yıllarda GES projeleri de eklenmişti. Yarımadada yaşayanların protesto eylemleri arasında yapılan toplantıların ardından Lodos Karaburun Elektrik Üretim AŞ tarafından yapılması planlanan “Karaburun Rüzgar Enerji Santrali Yardımcı Kaynak Güneş Enerji Santrali ” projesinin Nihai ÇED raporu Bakanlıkta imzalanmayı bekliyor. Henüz ÇED raporu bile onaylanmayan projeye EPDK tarafından 01.12.2022 tarihinde mülkiyeti Maliye Hazinesinde olan ve kiralama yoluyla zeytin yetiştiriciliği yapılan taşınmazlarla ilgili “irtifa hakkı” verildi. “Karaburun Rüzgar Enerji Santrali Yardımcı Kaynak Güneş Enerji Santrali ” projesine “kamu yararı” gerekçesi ile verilen bu irtifa hakkı ile Yaylaköy’e çok yakın olan proje alanında Yaylaköy’lü Mustafa Şenbahar ve diğer köylülerin arazileri Lodos Karaburun Elektrik Üretim AŞ’ye geçecek. Proje aynı zamanda, hayvancılıkla geçimini sağlayan Yaylaköylülerin kadimden beri kullandıkları mera alanı üzerinde bulunuyor.

Görseller Mustafa Şenbahar