Yarımada’yı geleceğe birlikte taşıyalım

Yarımada’yı geleceğe birlikte taşıyalım


Ayhan AKÇURA*



Konuya balıklama dalmak istiyorum. Denize dalar gibi.



Yıllar önce, Bodrum’da balıkçılar kayıkları ile doğaseverleri belli bir bölgeye taşır ve dalış yaptırırlarmış. Burada yüz kilo ağırlığında bir orfoz varmış. Balıkçılar adını Rıfkı koymuş. Yerli ve yabancı pek çok turist Rıfkı’yı görmek, fotoğrafını çekmek için buraya gelirmiş. Bu sayede balıkçı da ek gelir elde edermiş. Günün birinde bir balık adam zıpkını ile Rıfkı’yı satmak amacıyla vurmuş. Avcıyı balıkçıların elinden zor kurtarmışlar. Balıkçılar bu olaya çok üzülmüş. Çünkü yörenin önemli bir simgesi kaybolmuş. Bu olay gibi Karaburun Yarımadasını çevreleyen denizde de pek çok simge kayboluyor. Pek çok Rıfkı ve benzerleri acımasızca yok ediliyor.



Tarım ve Köy İşleri Bakanlığının denizlerdeki avcılığı düzenleyen sirkülerinde orfoz ve lagosun zıpkınla avlanması yasak. Bunlar, nesli tehlike altındaki türler. Öncelikle denizlerimizi, doğayı, ekolojiyi korumayı amaçlayan bu yasaklara herkesin uyması gerekli. Bilinçsizce avlanan gençlerden bu işi kazanç kapısı yapmış olanlara kadar herkes ne yazık ki denizlerin tükenmesinde rol alıyor. Örneğin; ahtapotun mayıs ayı başından ekim sonuna kadar avlanması kesinlikle yasak. Bilinçsizce ve acımasızca yapılan her türlü avcılık sonucu artık ahtapot da tükeniyor.



Diğer taraftan İzmir Körfezi’ni ve Yarımada’nın kıyılarını trol ve gırgırlar yok etmekte. Kıyıya çok yakın, yüksek ışıklı ve daha çok kâr amacıyla yapılan aşırı avcılık denizlerimizi yok ediyor. Yarımada’nın tarım alanları, zeytin alanları, üzümü, sümbülü, nergisi, enginarı ne kadar önemli ise denizde de Akdeniz foku, orfozu, lagosu, sinariti, kefali, ahtapotu o kadar önemli.



Aşırı avlanarak kendi bindikleri dalı kesen trol ve gırgırların Foça ile Karaburun Yarımadası hattı dışında açık denizde avlanmaları gerekli. Bu konuda Bakanlıklara yazdık. Bilimsel raporlar istediler. Su Ürünleri ile ilgili üniversitelerimiz, İzmir Körfezi’nin sardalya barındırdığı için avlanmaya açık bir saha olduğunu belirttiler. Ancak, sardalya avı dışında bu balıkçılar kıyılardaki eko sistemi de yok ediyor. Ağ gözeneklerinin küçüklüğünden pek çok yavru balık ve kalamar büyüyüp üreyemeden talan ediliyor. Oysa denizde denetlenemeyen bu teknelerin ilgili birimlerce sahilde denetimi yapılmalı. Ağ gözeneği boyu ile yakaladıkları balıklar, en somut suç kanıtları.



İzmir, Güzelbahçe’deki balık hallerinin de denetimi gerekiyor. Çünkü zıpkınla vurulan balık satılamaz. Oysa geceleyin tüplü ve tüpsüz, ışıklı, zıpkınla yasadışı vurulan balıklar bu tezgâhlarda yer alıyor.



Ünlü ozan Ruhi Su, eğer insandan, doğadan ve adaletten yana olursak “her kese yeter dünya, herkese yeter ekmek” demişti. Gandi’de “dünya herkesin gereksinimini karşılar, ancak hırsını değil“ demiş.



İnsandan, doğadan yana tüm yaşayanların “Yaşadığı yere sahip çıkması” gerek. Yerelden evrensele tüm değerlerin korunması ortak sorumluluğumuz. Bu yüzden gerçek doğaseverlerin birliğine gereksinim var.



Karaburun Yarımadası’nda, 1997’de “insanın insana ve insanın doğaya yabancılaşmasını önlemek” ana ilkesiyle Karaburun Sivil İnisiyatif oluşturuldu. İnisiyatif, Yarımada’da tarihi, kültürel, doğal dokunun korunması adına işlev taşıdı. Bu sivil duyarlılığın gönüllü katılımlarla çoğalması gerek. Karaburun Yarımadasını tanıyanların, yaşayanların, algılayanların öncelikle doğa adına üç maymunu oynamamaları önem taşımakta. Karada ve denizdeki talanın önlenmesi buna bağlı.



İlk defa bu yıl Karaburun’un duyarlı ve aydın yeni Kaymakamı Sayın İlker Özerk Özcan, doğal değerlerin korunmasına yönelik bilgilendirme ve uyarı panolarını hayata geçirdi.



Karaburun Yarımadası’nda, Sivil İnisiyatif’in yanı sıra Yerel Fok Komitesi ve Yerel Gündem 21 de ortak değerlerimizin korunması için görev başında.



Burada yaşayanlar ve dışarıdan gelenler mutlaka koruma bilincine yönelik sivil güçbirliği geliştirmeli.



O yüzden gerçek bir doğaseverseniz bu yarımadaya gelin!



Tüketmek için değil, yarınlara taşımak adına görev üstlenmek için!



Soruna değil, çözüme ortak olun!




* karaburunci@yahoo.com

Yarımada’yı geleceğe birlikte taşıyalım” üzerine 0 düşünce

  1. Karaburun'u gercekten sevenler, sadece "Yerel Gündem'i destekliyoruz" demekle yetinemezler.
    Herkesin gorev almasi, elini tasin altina sokmasi lazim.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir