Karaburunlu gençler uluslararası bir projede: “Köyüm köyün olsun mu?”

Karaburunlu gençler uluslararası bir projede: “Köyüm köyün olsun mu?”
İzmir Ticaret Odası liderliğinde, İzmir İl Özel İdaresi ve Karaburun Yarımadası Yerel Gündem 21’in ortaklığında gerçekleştirilen “Gençlerin Toplumsal Hayata ve Gönüllü Hizmetlere Katkısı” adlı projeyle Avrupalı ve Yarımadalı gençler bir araya geldi.

Proje kapsamında Polonya, Hollanda, Fransa ve İspanya’dan gelen 14 genç ve 3 eğitmen ile birlikte Karaburun Yarımadası’ndan 19 genç, gönüllü çalışmalara katılım ve kültürler arası diyalog konulu seminerlere katıldı.

Proje çerçevesinde,

Fransız eğitimci Rachid Rahoui tarafından “Gönüllü Çalışmaları ve Araçları”,

Hollandalı eğitmen Prof. Dr. Marco Silvani tarafından “Uluslararası Reklamcılıkta Kültürün Yeri ve Önyargının Yansıması – Empati”,

Polonyalı eğitmen Dagmara Kolodziejczyk tarafından “Liderlik” seminerleri verildi.

Projenin eğitim programı kapsamında, Ambarseki köyünde “Kavimler Kapısı” tiyatro atölyesinde ritim çalışmaları yapıldı.

Ulusal Ajans eğitmeni Tuğba Çamsalı’nın oyunlarıyla hareketlenen proje katılımcısı gençler, projenin son gününde rehber eşliğinde Efes Antik Kenti, Meryem Ana Evi ve Şirince Köyü’nü ziyaret ettiler.

İzlenim: Projenin perde arkası

Çağdaş RAKALAR*

“Gençlerin toplumsal yaşama ve gönüllü hizmetlere katkısı” adlı proje için Avrupa’dan gelecek arkadaşlarımıza yönelik hazırlıklarımız, projenin başlama tarihinin birkaç gün öncesinde yaptığımız toplantılarla başladı. Toplantılarda proje kapsamında Yerel Gündem 21 adına yapacağımız sunumlar ve diğer etkinlikler ile ilgili görev paylaşımı yapıldı. Daha sonra Avrupa’daki çeşitli sivil toplum örgütlerinden ve üniversitelerden gelecek olan gençleri dört gözle beklemeye başladık.

Misafirlerimizin gelmesi ile birlikte etkinlik de başladı. Projenin ilk gününde Gençlik Eğitim ve Kültür Merkezi’nde yapılan tanışma toplantısında hepimiz heyecanlı ve çekingendik. Ama saatlerin ilerlemesi ile birlikte “buzları kırma” aktivitesinin sonuçları alınmıştı. Gecenin sonunda heyecan ve çekingenliğin yerini birbirini anlamaya çalışan insanların samimiyeti almıştı. Gecenin başında özellikle İngilizce bilmeyen arkadaşların iletişim kurma konusundaki endişeleri, beden dilinin evrensel boyuttaki anlaşılırlığı ile yok olmuştu.

Ertesi sabah seminerlerle başlayan projenin yoğun programı içerisinde, kahve aralarında sohbet etme imkânı bulduğumuzda, yetersiz ve ‘kırık’ İngilizce ile karşımızdaki insanlar hakkında daha fazla bilgi edinmeye çalıştık. Seminerleri simültane çeviri eşliğinde pür dikkat izleyen bizler aslında içerikten çok üsluptan etkilendik. Çünkü ülkemizde çok sık görmediğimiz açıklıkta ve samimiyette üsluba sahip eğitmenlerin olması bizleri en çok etkileyen unsur oldu.

Gezinin ertesi günü, ülkelerine gidecek olan arkadaşları uğurlamak için otellerine gittik. Uzun süren bir vedalaşmanın ardından ve “biz buradan gitmek istemiyoruz” sözlerini duyarak onları otobüslerine bindirdik. Biz de projenin bitmesinden dolayı üzgündük. Onlar giderken biz de projenin süresinin ne kadar kısa olduğundan dem vurarak oradan ayrıldık.

Hep birlikte yenen yemeklerin, edilen sohbetlerin bizlere verdiği en büyük keyif, başka insanları tanımak ve onlarla paylaşımda bulunmak oldu. Bununla birlikte diğer kültürleri anlayan ve saygı duyan birer genç olmanın, toplumların birbirlerine olan önyargılarını kırmada en büyük güç olacağına inancımız kuvvetlendi.

* cagdasrakalar@gmail.com

Karaburun Yarımadası YG-21/Gençlik Meclisi YKK Üyesi

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir