KARABURUN YARIMADASI’NDAN YÜKSELEN ÇIĞLIĞI ARTIK DUYUN!..

28 MAYIS SALI GÜNÜ KÜÇÜKBAHÇE KÖYÜNDE,
YENİ BİR “BALIK ÇİFTLİĞİ” YATIRIMININ
“HALKI BİLGİLENDİRME” TOPLANTISI YAPILACAKTIR.
YARIMADA’NIN KIYI ALANLARININ KORUNMASI İÇİN
DUYARLI TÜM DOĞA DOSTLARINI,
KÜÇÜKBAHÇE KÖYÜNE DESTEĞE ÇAĞIRIYORUZ.
NOT: SAAT: 10.30’DA KARABURUN MERKEZ’DEN KÜÇÜKBAHÇE KÖYÜNE OTOBÜS KALKACAKTIR.

1- Küçükbahçe mevkiinde Egemarin (Elektrosan) firması tarafından, 2.500 ton/yıl kapasiteyle, 117.600 m² deniz alanını kapsayacak tesis için ÇED süreci başlatıldı. 28/05/2013 Salı günü saat:12.00’de “Halkın Katılımı” toplantısı,

Ayrıca;

2- Parlak köyü sahilinde ÇED gerekli değildir kararı ile 900 ton/yıl kapasiteli tesisin kurulmasına izin verildi. Yerel halkın, yürütmeyi durma istemiyle açtığı davaya Karaburun Kent Konseyi de müdahil oldu. Devam eden hukuki süreçle ilgili bilir kişi incelemesi 29/05/2013 tarihinde saat:09:00’da Badembükü’nde yapılacaktır.

YETER ARTIK !

KARABURUN YARIMADASI’NDA BALIK ÇİFTLİKLERİNE VERİLEN İZİNLERLE DENİZEL VE KIYISAL ALANLARIN KATLİ DEVAM EDİYOR!
KARABURUN YARIMADASI’NDA DÜNYA VARLIKLARININ YOK EDİLMESİNE GÖZ YUMULUYOR !
BÖLGE HALKI YOK SAYILMAYA DEVAM EDİLİYOR !
ÇEVRE ETKİ DEĞERLENDİRMEME SÜRECİ VE “HALKIN KATILIMI” TOPLANTILARI YALANI…
KARABURUN YARIMADASI HALKI SAHİP OLDUĞU DEĞERLERİN FARKINDA, KORUMA BİLİNCİNDE VE KARARLIĞINDADIR !

Bu bir çığlıktır.
Denizlerin, kıyıların, bölge halkının, yerel yönetimlerin ve STK’ların sesine kulak verin.
Yetkili kurum ve kişilere görev ve sorumluluklarını bir kez daha hatırlatıyoruz :
Denizler ve kıyılar su ürünleri yetiştiriciliği firmalarının değil, Karaburun halkının, tüm Türkiye’nindir!

Balıklıova’dan Gerence Körfezi ve Ildırı Körfezi’ne kadar KARABURUN YARIMADASI KIYILARI BALIK ÇİFTLİKLERİNİN KUŞATMASINA AÇILMIŞTIR. Çevre Düzeni Planlarına işlenen Potansiyel Su Ürünleri Üretim alanlarının, 14/08/2009 tarihinde alınan yürütmeyi durdurma kararıyla planlardan çıkarılmış olmasına rağmen, bölgede yeni balık çiftliklerine izin verilmeye devam ediliyor. Son bir yılda :

– Elektrosan Firmasının Karaburun – Mordoğan alanında 2500 ton/yıl kapasiteli ve 82.500 m² deniz alanını kapsayan tesisi için ÇED başvuru dosyası uygun bulundu. 15.03.2012 tarihinde yapılması öngörülen Halkı Bilgilendirme Toplantısı güçlü protestolar sonucu yapılamadı. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’ndan henüz olumlu yada olumsuz ÇED kararı çıkmadı.
– Parlak köyü sahilinde ÇED gerekli değildir kararı ile 900 ton/yıl kapasiteli tesisin kurulmasına izin verildi. Yerel halkın, yürütmeyi durma istemiyle açtığı davaya Karaburun Kent Konseyi de müdahil oldu. Devam eden hukuki süreçle ilgili bilir kişi incelemesi 29/05/2013 tarihinde saat:09:00’da Badembükü’nde yapılacaktır.
– Egemarin firmasının Küçükbahçe mevkiinde 2500 ton/yıl kapasiteli ve 117.600 m² deniz alanını kapsayan tesis için 20.11.2012 tarihinde yapılmak istenen “Halkı Bilgilendirme” Toplantısı, halkın katılımı reddetmesi nedeniyle yapılamadı.

Karaburun Yarımadası halkı, Karaburun’da kurulan/kurulmak istenen Balık Çiftliklerine karşı çıkış nedenlerini en son 28/02/2013 tarihinde, Karaburun ve Mordoğan Belediye Başkanlıkları, 13 köy muhtarı, Kent Konseyi ve ilgili STK’ların imzalarıyla Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’na iletmiştir.

Yerelin tepkisi ve ortak görüşüne rağmen Çevre ve Şehircilik Bakanlığı 17.04.2013 tarihinde Olumlu ÇED kararı alarak tesisin kurulmasına izin verdi. Ve yeni başvurular için ÇED süreçleri başlatılıyor…

– Küçükbahçe mevkiinde Egemarin (A.Erhan BİR) firmasının 2.500 ton/yıl kapasiteli ve 117.600 m² deniz alanını kapsayacak balık çiftliği için yaptığı ÇED başvurusu, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından uygun bulundu. 25/04/2013 tarihinde yapılmak istenen “Halkın Katılımı” toplantısı yerelin protestosu sonucu gerçekleşmedi.
– Küçükbahçe mevkiinde Egemarin (Elektrosan) firması tarafından, 2.500 ton/yıl kapasiteyle, 117.600 m² deniz alanını kapsayacak tesis için ÇED süreci başlatıldı. 28/05/2013 Salı günü saat:12.00’de “Halkın Katılımı” toplantısı duyurusu yapıldı.

Yeter artık!
Bu izin ve başvurularla Yarımada denizleri toplam 54.000 ton/yıl kapasiteli balık çiftliklerinin saldırısıyla karşı karşıyadır. Bu bir çevre ve sosyal yaşam katliamıdır.

Karaburun Yarımadası halkı Yarımada’da balık çiftliklerine karşı çıkmaktadır, çünkü :

– Antibiyotik ve parazit ilaçları, yem ve balık artıkları, mazot, sintine suyu gibi atıkları,
kıyılarda konumlanan destek birimleriyle, Karaburun Yarımadası’nın nadir ekosistemi ile kıyı ve deniz içi flora ve faunası tahrip edilmektedir.
– Yarımada kıyıları, dünyanın en nadir memelileri arasında yer alan ve Türkiye’nin de imzacısı olduğu uluslararası sözleşmeler ( Bern ve Barcelona) kapsamında koruma altında olan Akdeniz Foku’nun (Monachus monachus) kalan son üreme ve yaşam alanlarındandır. Bu alanları içine alan balık çiftlikleri, koruma sorumluluğu ve yükümlülüğünde olduğumuz Akdeniz Fokları için ciddi bir tehdit oluşturmaktadır.
– Karaburun denizleri, Akdeniz’in Kirliliğe Karşı Korunması Sözleşmesi kapsamında koruma altına alınan, Akdeniz’in oksijen stoklarını sağlayan deniz çayırları (Posidonia oceanica) bakımından zengindir. Oluşan kirlilik nedeniyle, deniz çayırları ve içinde barınan türler, aşırı kirlilik ve oksijensiz kalan ortam nedeniyle ciddi zarar görmekte ve yok olmaktadır.
– Yarımada’nın güzelim koylarını kapatan balık çiftlikleri, geniş alanlar kaplayan balık kafesleri ve yarattığı kirlilikle sürdürülebilir balıkçılık yöntemleri olan kıyı ve çökertme dalyanı balıkçılığını da baltalamaktadır.
– Mavi bayraklı plajlara ve bakir koylara sahip olan Karaburun Yarımadası’nda denizi ve kıyıları hızla kirleten balık çiftlikleri, görsel kirlilikle birlikte, ekosistemle uyumlu turizm proje ve uygulamaları ve tarımsal faaliyetlere de zarar vermektedir.
– Balık çiftlikleri, kurulmalarının yasayla yasaklanmış olduğu “hassas alan niteliğindeki kapalı koy ve körfez alanları”nı da kapsamaktadır.

Yarımada’nın tarıma en elverişli coğrafyasına sahip olan Küçükbahçe ve Parlak Köyü yöresi ekosistemle barışık turizm faaliyetlerine son derece uygun koylarıyla da ünlüdür.

Yarımada çeşitli düzeylerde koruma statüsüne sahip türleri de içeren çok zengin bir flora ve faunaya, zengin bir sosyo-kültürel yaşama sahiptir. Doğal ve sosyal değerlerimizin geleceği koruyarak kullanma ilkesine dayalı sorumlu ve korumacı kırsal kalkınmaya bağlıdır. Bölge Halkı, Yerel Yönetimleri, Kent Konseyi ve ilgili STK’lar bu konuda ortak bir bilince ve görüşe sahiptir.

Bölgede balık çiftliği gibi kirletici, habitatı bozucu, kıyıdaki sosyal ve ekonomik yaşamı doğrudan etkileyen yatırımlar ve verilen izinler yanlıştan da öte deniz ve kıyı ekosistemine yönelik seri cinayete dönüşmüştür.

Tüm bu nedenlerle, zengin flora-faunasıyla biyoçeşitliliğinin korunması adına ve bu değerlerle örtüşen sürdürülebilir gelişme perspektifinin gereklerine sahip çıkarak :

• Yeni balık çiftliklerine, kapasite artırma taleplerine izin verilmemesini ve mevcut balık çiftliklerinin kaldırılmasını talebimizi bir kez daha yineliyor ve
• Bölge halkının kendi yaşamı ve içinde yer aldığı doğal çevre üstünde söz ve karar sahibi olma hakkı ile doğamızı ve sağlıklı yaşam hakkımızı savunuyoruz.

KARABURUN YARIMADASI’NDAKİ BU DOĞA YIKIMI GERİ DÖNÜLMEZ BİR NOKTAYA GELMEK ÜZERE.
YARIMADA BIÇAK SIRTINDA.
DUYARLI TÜM KİŞİ, KURUM VE KURULUŞLARI ÇABALARIMIZA DESTEK VERMEYE VE GÜÇBİRLİĞİNE ÇAĞIRIYORUZ.

KARABURUN KENT KONSEYİ

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir