Karaburun Yaylaköy’de “Karaburun RES” Projesi’nin ÇED Olumlu Kararını İptal Eden Mahkeme Kararı, Danıştay Tarafından Bozuldu

 

Karaburun Yaylaköy’deki “Karaburun RES” Projesi’nin kapasite artışı ile ilgili Karaburun Yurttaş davacılarının açtığı ve İzmir 3. İdare Mahkemesi’nin 2018/491 Esas, 2019/1000 kararı ile ÇED Olumlu kararını iptal ettiği proje için, davalı TC. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ile davalı yanında müdahil olan ve İstanbul’da ikamet eden bir avukat tarafından temsil edilen13 “Yaylaköylünün” temyiz istemlerine Danıştay 6. Dairesi 2019/19280 Esas, 2020/1084 Karar No’da; BOZMA ve 2577 sayılı Kanun’un 20/A maddesinin ikinci fıkrasının (i) bendi uyarınca DAVANIN REDDİNE karar verdi.

Danıştay 6. Dairesi bu kararı dosya üzerinden verirken, alt mahkemenin ÇED iptal kararına temel dayanak olan ve alanda yapılan oturumlu bilirkişi incelemesinde;  9 adet türbinin sakıncalarını ifade ederken kullanılan ve danıştay kararından alıntalıdığımız “türbinlerin konumlandırılacağı yerlerin boylu maki vejetasyonuna sahip olduğu, boylu maki vejetasyonunun hayvan türlerine önemli ölçüde besin ve barınma sağlaması açısından önem arz ettigi ve alanda az sayıda olduğu,” tespitini gördüğü halde görmezden gelip, hukuk devletinin çevre sağlığını koruma yükümlülüğünü çiğnemiştir.

Okumaya devam et

Su Tutmaya Başlayan İris’te Habitat Canlandı..

KUŞLAR ARTIK İRİS’TE

İris Gölü’nün kurutulmak için açılan kanalları Şubat ayında kapatılmıştı.

Karaburun Kent Konseyi’nin Doğa Koruma Çalışma Grubu üyeleri geçtiğimiz günlerde İris Gölü’nde gözlem  çalışması yaptı. Kanallarının kapatılması sonrasında Göl’ün su tutmaya başladığı, sazlık ve makilik alanların canlandığı, kuş türlerinin arttığı kısacası sucul ekosistemin yeniden güçlendiği ve İris Göl’ünün pek çok yaban hayatı popülasyonunu barındırır hale geldiği gözlendi.

Okumaya devam et

Basına ve Kamuoyuna

Gün geçmiyor ki, doğaya, tarihe, yaşam alanlarına yeni bir saldırı olmasın. Korona virüs salgını nedeniyle can derdinde olduğumuz şu günlerde de saldırılar hız kesmeden sürdürülüyor. Bu virüsün doğada yarattığımız ekolojik yıkımların etkisiyle yaşanmış olduğu bilinmekte iken, yaşanan zor günlerde ısrarla doğaya yönelik saldırıların artırılması hangi aklın ürünüdür anlamak mümkün olmamaktadır.

Okumaya devam et